birincilik

عَمِلْتُ بِجِدٍّ لِلْحُصُولِ عَلَى الْمَرْكَزِ الْأَوَّلِ فِي السِّبَاقِ.

Yarışmada birincilik elde etmek için çok çalıştım.

فَازَ فَرِيقُنَا بِكَأْسِ الْفَوْزِ هَذَا الْعَامَ.

Takımımız bu yıl birincilik kupasını kazandı.

الْمَرْتَبَةُ الْأُولَى فِي الِامْتِحَانِ هِيَ دَلِيلٌ عَلَى نَجَاحِهِ.

Sınavda birincilik onun başarısının kanıtıdır.

İlişkili Kelimeler