bitap

أَشْعُرُ بِالْإِرْهَاقِ الشَّدِيدِ بَعْدَ الْعَمَلِ طِوَالَ الْيَوْمِ، وَأَحْتَاجُ إِلَى الرَّاحَةِ.

Gün boyu çalıştıktan sonra kendimi çok bitap hissediyorum, dinlenmeye ihtiyacım var.

لَقَدْ أَضْعَفَهُ الْمَرَضُ كَثِيرًا، وَكَانَ يَجِدُ صُعُوبَةً فِي النُّهُوضِ مِنَ السَّرِيرِ.

Hastalık onu çok bitap düşürmüştü, yataktan kalkmakta zorlanıyordu.

عَادَ الْعَامِلُ إِلَى الْبَيْتِ مُضْنًى بَعْدَ يَوْمٍ طَوِيلٍ.

İşçi uzun bir günün ardından bitap düşmüş halde eve döndü.

İlişkili Kelimeler