bitik

أَشْعُرُ بِالْإِرْهَاقِ بَعْدَ أَسَابِيعَ مِنَ الْعَمَلِ الْمُكَثَّفِ.

Haftalarca süren yoğun çalışmalardan sonra kendimi bitik hissediyorum.

كَانَ فِي حَالَةِ تَعَبٍ بِسَبَبِ مَرَضِهِ، وَلَمْ يَتَمَكَّنْ مِنَ النُّهُوضِ مِنَ السَّرِيرِ.

Hasta olduğu için bitik bir haldeydi, yataktan kalkamıyordu.

İlişkili Kelimeler