لَقَدْ تَبَيَّنَ أَنَّهُ صَدِيقٌ غَيْرُ وَفِيٍّ، تَرَكَنِي وَحِيدًا فِي وَقْتِيَ الصَّعْبِ.
O, bivefa bir arkadaş çıktı, zor zamanımda beni yalnız bıraktı.
لَقَدْ تَبَيَّنَ أَنَّهُ صَدِيقٌ غَيْرُ وَفِيٍّ، تَرَكَنِي وَحِيدًا فِي وَقْتِيَ الصَّعْبِ.
O, bivefa bir arkadaş çıktı, zor zamanımda beni yalnız bıraktı.
لَقَدْ أَحْزَنَنِي كَثِيرًا تَصَرُّفُهُ كَنَاكِرٍ لِلْجَمِيلِ عَلَى الرَّغْمِ مِنْ كُلِّ مَا فَعَلْتُهُ مِنْ أَجْلِهِ.
Bunca iyiliğime rağmen bivefa davranması beni çok üzdü.
الْأَشْخَاصُ الْغَادِرُونَ لَا يَهْتَمُّونَ بِمَشَاعِرِ الْآخَرِينَ.
Bivefa insanlar, başkalarının duygularını önemsemezler.