bohça

حُزْمَة — حُزَم

فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ النَّاسُ يَحْمِلُونَ مُتَعَلِّقَاتِهِمْ عَنْ طَرِيقِ لَفِّهَا فِي حُزَمٍ.

Eski zamanlarda insanlar eşyalarını bohçalara sararak taşırlardı.

كَانَتْ وَالِدَتِي مُتَحَمِّسَةً لِلْغَايَةِ أَثْنَاءَ تَحْضِيرِهَا صُرَّةَ الْعَرُوسِ.

Annem, gelin bohçasını hazırlarken çok heyecanlıydı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler