فَاجَأَتِ العَاصِفَةُ الرَّعْدِيَّةُ الَّتِي بَدَأَتْ فَجْأَةً الجَمِيعَ.
Aniden başlayan boran, herkesi hazırlıksız yakaladı.
فَاجَأَتِ العَاصِفَةُ الرَّعْدِيَّةُ الَّتِي بَدَأَتْ فَجْأَةً الجَمِيعَ.
Aniden başlayan boran, herkesi hazırlıksız yakaladı.
بِسَبَبِ العَاصِفَةِ المُمْطِرَةِ، غَمَرَتِ المِيَاهُ الطُّرُقَ.
Boran nedeniyle yollar su altında kaldı.
عَادَةً مَا يَظْهَرُ الطَّقْسُ العَاصِفُ مَعَ البَرْقِ وَالرَّعْدِ.
Boran, genellikle şimşek ve gök gürültüsü ile birlikte görülür.