bulaşmak

هَذَا الْمَرَضُ يَنْتَقِلُ بِسُهُولَةٍ جِدّاً، يَجِبُ أَنْ تَكُونَ حَذِراً.

Bu hastalık çok kolay bulaşıyor, dikkatli olmalısın.

تَأَكَّدْ مِنْ أَنَّ يَدَيْكَ نَظِيفَتَانِ عِنْدَ تَحْضِيرِ الطَّعَامِ، وَإِلَّا سَتَتَلَوَّثُ الْأَطْعِمَةُ.

Yemek hazırlarken ellerinin temiz olduğundan emin ol, yoksa yemekler bulaşır.

لَطَخَ الْقَهْوَةَ عَلَيَّ، يَجِبُ أَنْ أُنَظِّفَهُ عَلَى الْفَوْرِ.

Üzerime kahve bulaştı, hemen temizlemem gerekiyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler