عَدَمُ تَغْطِيَةِ الْفَمِ عِنْدَ السُّعَالِ يَعْنِي نَقْلَ الْجَرَاثِيمِ إِلَى الْآخَرِينَ.
Öksürürken ağzını kapatmamak, mikropları başkalarına bulaştırmak anlamına gelir.
عَدَمُ تَغْطِيَةِ الْفَمِ عِنْدَ السُّعَالِ يَعْنِي نَقْلَ الْجَرَاثِيمِ إِلَى الْآخَرِينَ.
Öksürürken ağzını kapatmamak, mikropları başkalarına bulaştırmak anlamına gelir.
يَسْتَمْتِعُ الْأَطْفَالُ بِتَلْطِيخِ الْجُدْرَانِ بِالطِّلَاءِ الَّذِي فِي أَيْدِيهِمْ.
Çocuklar, ellerindeki boyayla duvarları bulaştırmaktan çok hoşlanıyorlar.
أَوْرَطَ، لَوَّثَ، أَعْدَى