yaymak

تَبْذُلُ الصُّحُفُ قُصَارَى جُهْدِهَا لِنَشْرِ الْأَخْبَارِ الْمُهِمَّةِ بِسُرْعَةٍ.

Gazeteler, önemli haberleri hızla yaymak için ellerinden geleni yapıyorlar.

نَثَرَتِ الرِّيحُ الْأَوْرَاقَ فِي كُلِّ مَكَانٍ.

Rüzgar yaprakları her yere yaydı.

بَسَطَتِ الْأُمُّ السَّجَّادَةَ عَلَى الْأَرْضِ.

Anne halıyı yere yaydı.

Ayrıca: وَزَّعَ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler