إِنَّهُ شَخْصٌ كَرِيمٌ جِدًّا، وَهُوَ دَائِمًا مُسْتَعِدٌّ لِمُسَاعَدَةِ الْآخَرِينَ.
O çok cömert bir insan, her zaman başkalarına yardım etmeye hazırdır.
إِنَّهُ شَخْصٌ كَرِيمٌ جِدًّا، وَهُوَ دَائِمًا مُسْتَعِدٌّ لِمُسَاعَدَةِ الْآخَرِينَ.
O çok cömert bir insan, her zaman başkalarına yardım etmeye hazırdır.
قَدَّمَ مُتَبَرِّعٌ سَخِيٌّ مُسَاهَمَةً كَبِيرَةً فِي بِنَاءِ الْمَكْتَبَةِ الْجَدِيدَةِ لِلْمَدْرَسَةِ.
Cömert bir bağışçı, okulun yeni kütüphanesinin yapımına büyük katkıda bulundu.
كَانَ دَائِمًا شَخْصًا مِعْطَاءً لَا يَتَرَدَّدُ فِي مُسَاعَدَةِ غَيْرِهِ.
Her zaman başkalarına yardım etmekten çekinmeyen cömert bir insandı.
مُحْسِن، سَمْح، كَثِير العَطَاء، طَلْق اليَدَيْن، فَيَّاض، كَرِيم الطِّبَاع، كَرَّام، شَهْم، كَارِم، بَاسِط يَدَهُ، جَزْل، بَاذِل، غَيْر ضَنِين، مُغْدِق، جَوَاد، مُتَكَرِّم