أَحْزَنَهُ كَثِيراً الِابْتِعَادُ عَنْ وَطَنِهِ بَعْدَ سَنَوَاتٍ طَوِيلَةٍ.
Uzun yıllar sonra memleketinden cüda kalmak onu çok üzmüştü.
أَحْزَنَهُ كَثِيراً الِابْتِعَادُ عَنْ وَطَنِهِ بَعْدَ سَنَوَاتٍ طَوِيلَةٍ.
Uzun yıllar sonra memleketinden cüda kalmak onu çok üzmüştü.
كَانَ الِابْتِعَادُ عَنْ أَحِبَّائِهِ مِنْ أَصْعَبِ لَحَظَاتِ حَيَاتِهِ.
Sevdiği insanlardan cüda düşmek, hayatının en zor anlarından biriydi.