فَاجَأَ الْجَمِيعَ بِوَضْعِ خُطَّةٍ جَرِيئَةٍ.
Cüretkâr bir plan yaparak herkesi şaşırttı.
فَاجَأَ الْجَمِيعَ بِوَضْعِ خُطَّةٍ جَرِيئَةٍ.
Cüretkâr bir plan yaparak herkesi şaşırttı.
انْتُقِدَ بِسَبَبِ سُلُوكِهِ الْوَقِحِ.
Cüretkâr davranışları yüzünden eleştirildi.
تَعَرَّضَ لِحَادِثٍ لِأَنَّهُ كَانَ سَائِقاً مُتَهَوِّراً.
Cüretkâr bir sürücü olduğu için kaza yaptı.