cımbızlamak

قَامَ مُصَفِّفُ الشَّعْرِ بِنَتْفِ حَوَاجِبِ الزَّبُونَةِ بِعِنَايَةٍ وَتَشْكِيلِهَا وَأَرْضَاهَا.

Kuaför, müşterinin kaşlarını dikkatlice cımbızlayarak şekil verdi ve memnun etti.

قَامَ النَّسَّاجُ الْمَاهِرُ بِتَنْقِيحِ الْخُيُوطِ الْمَعِيبَةِ فِي الْقُمَاشِ لِتَحْسِينِ جَوْدَةِ الْقُمَاشِ.

Dokuma ustası, kumaştaki kusurlu iplikleri cımbızlayarak kumaşın kalitesini artırdı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler