بُؤْرَةُ فِتْنَةٍ — بؤر فتنة
تِلْكَ الشَّرِكَةُ هِيَ بُؤْرَةُ فِتْنَةٍ، الْجَمِيعُ يَتَحَدَّثُونَ عَنْ بَعْضِهِمُ الْبَعْضِ مِنْ وَرَاءِ ظُهُورِهِمْ.
O şirket tam bir cadı kazanı, herkes birbirinin arkasından konuşuyor.
تِلْكَ الشَّرِكَةُ هِيَ بُؤْرَةُ فِتْنَةٍ، الْجَمِيعُ يَتَحَدَّثُونَ عَنْ بَعْضِهِمُ الْبَعْضِ مِنْ وَرَاءِ ظُهُورِهِمْ.
O şirket tam bir cadı kazanı, herkes birbirinin arkasından konuşuyor.
هَذَا الْمَكْتَبُ هُوَ مِرْجَلُ سَاحِرَةٍ، هُنَاكَ قِيلٌ وَقَالٌ مُسْتَمِرٌّ.
Bu ofis tam bir cadı kazanı, sürekli dedikodu dönüyor.
مَمَرَّاتُ الْمَدْرَسَةِ مِثْلُ مَرْكَزِ إِشَاعَاتٍ، تَظْهَرُ شَائِعَةٌ جَدِيدَةٌ كُلَّ يَوْمٍ.
Okulun koridorları tam bir cadı kazanı gibi, her gün yeni bir dedikodu çıkıyor.