cesaretli

أَنْقَذَ رَجُلُ إِطْفَاءٍ شُجَاعٌ النَّاسَ بِدُخُولِ الْمَبْنَى الْمُحْتَرِقِ.

Cesaretli bir itfaiyeci, yanan binaya girerek insanları kurtardı.

كَشَفَ صَحَفِيٌّ جَرِيءٌ عَنِ الْفَسَادِ.

Cesaretli bir gazeteci, yolsuzlukları ortaya çıkardı.

لَا يَتَرَدَّدُ الْقَائِدُ الْمِقْدَامُ فِي اتِّخَاذِ قَرَارَاتٍ صَعْبَةٍ.

Cesaretli bir lider, zor kararlar almaktan çekinmez.

İlişkili Kelimeler