كَانَ النَّسِيجُ الْمُطَرَّزُ الَّذِي يُزَيِّنُ الْجِدَارَ مَنْسُوجًا يَدَوِيًّا وَيَحْتَوِي عَلَى زَخَارِفَ تَقْلِيدِيَّةٍ.
Duvarı süsleyen cicim, el dokumasıydı ve üzerinde geleneksel motifler bulunuyordu.
كَانَ النَّسِيجُ الْمُطَرَّزُ الَّذِي يُزَيِّنُ الْجِدَارَ مَنْسُوجًا يَدَوِيًّا وَيَحْتَوِي عَلَى زَخَارِفَ تَقْلِيدِيَّةٍ.
Duvarı süsleyen cicim, el dokumasıydı ve üzerinde geleneksel motifler bulunuyordu.
أَضَافَ الْكِلِيمُ الرَّقِيقُ فِي غُرْفَةِ الْمَعِيشَةِ جَوًّا دَافِئًا بِفَضْلِ تَصَامِيمِهِ الْمُلَوَّنَةِ.
Oturma odasındaki cicim, renkli desenleriyle ortama sıcak bir hava katıyordu.