cumhur

جُمْهُور — جَمَاهِير

كَانَ الْفَنَّانُ يَبْحَثُ عَنْ جُمْهُورٍ وَاسِعٍ لِعَرْضِ أَعْمَالِهِ.

Sanatçı, eserlerini sergilemek için geniş bir cumhur kitlesi arıyordu.

تُطَبِّقُ الْحُكُومَةُ سِيَاسَاتٍ جَدِيدَةً لِزِيَادَةِ رَفَاهِيَةِ عَامَّةِ الشَّعْبِ.

Hükümet, cumhurun refahını artırmak için yeni politikalar uyguluyor.

شَعْب — شُعُوب

يُحَدِّدُ الشَّعْبُ مُسْتَقْبَلَهُ مِنْ خِلَالِ التَّصْوِيتِ فِي الِانْتِخَابَاتِ.

Cumhur, seçimlerde oy kullanarak geleceğini belirler.

İlişkili Kelimeler