düşkünlük

لَقَدْ خَسِرَ كُلَّ أَمْوَالِهِ بِسَبَبِ إِدْمَانِهِ عَلَى الْمُقَامَرَةِ.

Kumar düşkünlüğü yüzünden bütün parasını kaybetti.

مَيْل — أَمْيَال

كَانَ لَدَى الرَّجُلِ الْعَجُوزِ مَيْلٌ كَبِيرٌ لِأَحْفَادِهِ.

Yaşlı adamın torunlarına karşı büyük bir düşkünlüğü vardı.

هَوَاهُ لِلْفَنِّ مَعْرُوفٌ لِلْجَمِيعِ.

Onun sanata olan düşkünlüğü herkes tarafından bilinir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler