zaaf

أَكْبَرُ ضَعْفٍ لَدَيْهِ هُوَ شَغَفُهُ بِالْحَلْوَيَاتِ.

Onun en büyük zaafı, tatlılara olan düşkünlüğüdür.

لِكُلِّ شَخْصٍ مَيْلٌ، وَالْأَهَمُّ هُوَ الْقُدْرَةُ عَلَى التَّحَكُّمِ فِيهِ.

Her insanın bir zaafı vardır, önemli olan bunu kontrol edebilmektir.

أَكْبَرُ نَقْصٍ فِي هَذَا الْمَشْرُوعِ هُوَ عَدَمُ وُجُودِ تَمْوِيلٍ كَافٍ.

Bu projenin en büyük zaafı, yeterli finansman olmamasıdır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler