damat

عَرِيس — عُرْسَان

عِنْدَمَا دَخَلَ العَرِيسُ القَاعَةَ مَعَ العَرُوسِ، وَقَفَ الجَمِيعُ.

Damat, gelinle birlikte salona girdiğinde herkes ayağa kalktı.

صِهْر — أَصْهَار

الصِّهْرُ عَلَى عَلَاقَةٍ جَيِّدَةٍ مَعَ حَمَاهُ.

Damat, kayınpederiyle iyi anlaşıyor.

تَمَّ قَبُولُ زَوْجِ الِابْنَةِ كَعُضْوٍ جَدِيدٍ فِي العَائِلَةِ.

Damat, ailenin yeni üyesi olarak kabul edildi.

İlişkili Kelimeler