damgalı

تُبَاعُ هَذِهِ الْمُنْتَجَاتُ مَخْتُومَةً بَعْدَ اجْتِيَازِهَا فَحْصَ الْجَوْدَةِ.

Bu ürünler, kalite kontrolünden geçtikten sonra damgalı olarak satılıyor.

قَدْ يَضْطَرُّ الْأَشْخَاصُ الْمُتَّهَمُونَ ظُلْمًا إِلَى الْعَيْشِ فِي الْمُجْتَمَعِ مَوْصُومِينَ.

Haksız yere suçlanan insanlar, toplumda damgalı olarak yaşamak zorunda kalabiliyor.

İlişkili Kelimeler