dans etmek

رَقَصْنَا طَوَالَ اللَّيْلِ فِي حَفْلِ الزِّفَافِ وَاسْتَمْتَعْنَا كَثِيرًا.

Düğünde bütün gece dans ettik ve çok eğlendik.

بَدَتِ الْأَشْجَارُ وَكَأَنَّهَا تَتَمَايَلُ فِي مَهَبِّ الرِّيحِ.

Rüzgarda ağaçlar dans ediyor gibiydi.

İlişkili Kelimeler