daraltı

تَمَّ إِجْرَاءُ تَضْيِيقِ الْبَنْطَلُونِ بِشَكْلٍ جَيِّدٍ لِلْغَايَةِ، يَبْدُو وَكَأَنَّهُ خِيَاطَةٌ خَاصَّةٌ.

Pantolonun daraltısı çok iyi yapılmış, sanki özel dikim gibi duruyor.

تَسَبَّبَ التَّقْلِيصُ فِي الْمِيزَانِيَّةِ فِي تَأْجِيلِ الْمَشَارِيعِ.

Bütçede yapılan daraltı, projelerin ertelenmesine neden oldu.

İlişkili Kelimeler