darbe vurmak (veya indirmek)

تُخَطِّطُ الْحُكُومَةُ لِتَوْجِيهِ ضَرْبَةٍ لِلِاقْتِصَادِ مِنْ خِلَالِ الْإِصْلَاحِ الضَّرِيبِيِّ.

Hükümet, vergi reformuyla ekonomiye darbe vurmayı planlıyor.

يُمْكِنُ أَنْ تُلْحِقَ هَذِهِ الْأَنْوَاعُ مِنَ السُّلُوكِيَّاتِ ضَرَرًا كَبِيرًا بِسُمْعَةِ الشَّرِكَةِ.

Bu tür davranışlar, şirketin itibarına büyük bir darbe vurabilir.

الْفَسَادُ يُقَوِّضُ أُسُسَ الدِّيمُقْرَاطِيَّةِ.

Yolsuzluk, demokrasinin temellerine darbe vurur.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler