zarar vermek

التَّدْخِينُ يُلْحِقُ الضَّرَرَ بِالصِّحَّةِ، لِذَلِكَ مِنَ الْأَفْضَلِ الْإِقْلَاعُ عَنْهُ.

Sigara içmek sağlığa zarar verir, bu yüzden bırakmak en iyisidir.

بَدَلًا مِنْ إِيذَاءِ الْآخَرِينَ، يَجِبُ أَنْ نُحَاوِلَ الْمُسَاعَدَةَ.

Başkalarına zarar vermek yerine, yardım etmeye çalışmalıyız.

تَسَبَّبَتِ الْقَرَارَاتُ الْخَاطِئَةُ فِي خَسَارَةٍ كَبِيرَةٍ لِلشَّرِكَةِ، وَوَصَلُوا إِلَى حَافَّةِ الْإِفْلَاسِ.

Yanlış kararlar şirkete büyük zarar verdi, iflasın eşiğine geldiler.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler