zarar gelmek

لَحِقَ الضَّرَرُ بِالْعَدِيدِ مِنَ الْمَبَانِي فِي الزِّلْزَالِ، وَأَصْبَحَ النَّاسُ بِلَا مَأْوًى.

Depremde birçok binaya zarar geldi, insanlar evsiz kaldı.

أُصِيبَ الْمُشَاةُ بِأَذًى بِسَبَبِ الْقِيَادَةِ الْمُتَهَوِّرَةِ، وَأُصِيبَ الْعَدِيدُ مِنَ الْأَشْخَاصِ.

Dikkatsiz sürüş nedeniyle yayalara zarar geldi, birçok kişi yaralandı.

آمُلُ أَلَّا يَلْحَقَ مَكْرُوهٌ بِأَحَدٍ، وَأَنْ يَكُونَ الْجَمِيعُ فِي أَمَانٍ.

Umarım kimseye zarar gelmez, herkes güvende olur.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler