darbe

سَقَطَ الْوَلَدُ عَنِ الدَّرَّاجَةِ فِي الشَّارِعِ وَتَلَقَّى ضَرْبَةً قَوِيَّةً فِي رَأْسِهِ.

Çocuk sokakta bisikletten düştü ve kafasına sert bir darbe aldı.

وَقَعَ انْقِلَابٌ عَسْكَرِيٌّ فِي الْبِلَادِ وَأُطِيحَ بِالْحُكُومَةِ.

Ülkede askeri darbe oldu ve hükümet devrildi.

وَجَّهَتِ الْأَزْمَةُ الِاقْتِصَادِيَّةُ صَدْمَةً كَبِيرَةً لِلِاقْتِصَادِ الْوَطَنِيِّ.

Ekonomik kriz, ülke ekonomisine büyük bir darbe vurdu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler