dargın

هَلْ قُلْتَ لَهَا شَيْئًا؟ تَبْدُو زَعْلَانَةً جِدًّا.

Ona bir şey mi söyledin? Çok dargın görünüyor.

أَنَا لَا أَفْهَمُ لِمَاذَا هُوَ مُسْتَاءٌ مِنِّي هَكَذَا.

Bana karşı neden bu kadar dargın olduğunu anlamıyorum.

الْأَخَوَانِ مُتَخَاصِمَانِ مُنْذُ فَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ، وَمِنَ الصَّعْبِ إِصْلَاحُ عَلَاقَتِهِمَا.

İki kardeş uzun zamandır dargınlar, aralarını düzeltmek zor.

İlişkili Kelimeler