كَلِمَاتُ صَدِيقِي جَرَحَتْنِي كَثِيرًا، أَنَا مُسْتَاءٌ مِنْهُ.
Arkadaşımın sözleri beni çok kırdı, ona karşı kırgınım.
كَلِمَاتُ صَدِيقِي جَرَحَتْنِي كَثِيرًا، أَنَا مُسْتَاءٌ مِنْهُ.
Arkadaşımın sözleri beni çok kırdı, ona karşı kırgınım.
انْسَحَبَ إِلَى رُكْنِهِ بِحُزْنٍ، وَلَمْ يَرْغَبْ فِي التَّحَدُّثِ مَعَ أَيِّ شَخْصٍ.
Kırgın bir şekilde köşesine çekildi, kimseyle konuşmak istemedi.
زَعْلَان، مُمْتَعِض