davetkâr

Anlamlar

بدت غرفة الفندق جذابة للغاية، وأردت الاستقرار فيها على الفور.

Otel odası çok davetkâr görünüyordu, hemen yerleşmek istedim.

كانت الكعك المغري في واجهة العرض يثير شهية الجميع.

Vitrinindeki davetkâr pastalar, herkesin iştahını kabartıyordu.

كان المنظر فاتنا لدرجة أنني أردت مشاهدته لساعات.

Manzara o kadar davetkârdı ki, saatlerce izlemek istedim.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler