etkileyici

كَانَ خِطَابُهُ مُؤَثِّرًا جِدًّا، لَقَدْ أَثَّرَ فِي الْجَمِيعِ بِعُمْقٍ.

Onun konuşması çok etkileyiciydi, herkesi derinden etkiledi.

يَحْتَوِي هَذَا الْمَتْحَفُ عَلَى أَعْمَالٍ رَائِعَةٍ جِدًّا.

Bu müze çok etkileyici eserlere sahip.

ابْتِسَامَتُهُ جَذَّابَةٌ جِدًّا وَتَجْذِبُ النَّاسَ إِلَيْهِ.

Onun gülümsemesi çok etkileyici ve insanları kendine çekiyor.

İlişkili Kelimeler