dayalı

تَمَّ اتِّخَاذُ هَذَا الْقَرَارِ بِنَاءً عَلَى أَدِلَّةٍ قَوِيَّةٍ.

Bu karar, sağlam kanıtlara dayalı olarak verildi.

يَعْتَمِدُ نَجَاحُ الشَّرِكَةِ عَلَى اسْتِرَاتِيجِيَّةٍ قَائِمَةٍ عَلَى رِضَا الْعُمَلَاءِ.

Şirketin başarısı, müşteri memnuniyetine dayalı bir stratejiye bağlıdır.

تَمَّ تَطْوِيرُ هَذِهِ النَّظَرِيَّةِ بِالِارْتِكَازِ عَلَى الْبُحُوثِ الْعِلْمِيَّةِ.

Bu teori, bilimsel araştırmalara dayalı olarak geliştirildi.

İlişkili Kelimeler