لَمَسَ وَجْهِي بِيَدِهِ، كُنْتُ مُتَحَمِّسًا جِدًّا.
Eliyle yüzüme değdi, çok heyecanlandım.
لَمَسَ وَجْهِي بِيَدِهِ، كُنْتُ مُتَحَمِّسًا جِدًّا.
Eliyle yüzüme değdi, çok heyecanlandım.
لَمَسَتْ أَشِعَّةُ الشَّمْسِ بَشَرَتِي.
Güneş ışınları cildime değdi.
أَصَابَتْ كَلِمَاتُهُ قَلْبِي، كُنْتُ حَزِينًا جِدًّا.
Sözleri kalbime değdi, çok üzüldüm.
هَذَا الْفِيلْمُ يَسْتَحِقُّ الْمُشَاهَدَةَ.
Bu film izlemeye değer.
تَلَامَسَ، اِسْتَحَقَّ