لمس — يلمس · اللمس
يرجى عدم لمس المعروضات، وإلا فقد ينطلق جهاز الإنذار.
Lütfen sergilenen eserlere dokunmayın, aksi takdirde alarm çalabilir.
يرجى عدم لمس المعروضات، وإلا فقد ينطلق جهاز الإنذار.
Lütfen sergilenen eserlere dokunmayın, aksi takdirde alarm çalabilir.
كانت يداي متجمدتين، لذلك كان من الجيد جدا لمس كوب شاي ساخن.
Ellerim buz gibiydi, bu yüzden sıcak bir çay bardağına dokunmak çok iyi geldi.
نجح هذا الفيلم في التأثير على قلوب كل من شاهده.
Bu film, izleyen herkesin kalbine dokunmayı başardı.
هذا الموضوع أزعجني كثيرا، لذلك لا أريد التحدث عنه.
Bu konu beni çok dokundu, bu yüzden konuşmak istemiyorum.