dokunmak

Anlamlar

لمس — يلمس · اللمس

يرجى عدم لمس المعروضات، وإلا فقد ينطلق جهاز الإنذار.

Lütfen sergilenen eserlere dokunmayın, aksi takdirde alarm çalabilir.

مس — يمس · المس

كانت يداي متجمدتين، لذلك كان من الجيد جدا لمس كوب شاي ساخن.

Ellerim buz gibiydi, bu yüzden sıcak bir çay bardağına dokunmak çok iyi geldi.

أثر — يؤثر · التأثير

نجح هذا الفيلم في التأثير على قلوب كل من شاهده.

Bu film, izleyen herkesin kalbine dokunmayı başardı.

أزعج — يزعج · الإزعاج

هذا الموضوع أزعجني كثيرا، لذلك لا أريد التحدث عنه.

Bu konu beni çok dokundu, bu yüzden konuşmak istemiyorum.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler