değerlendirme

أَجْرَى المُعَلِّمُ اخْتِبَارًا بِهَدَفِ تَقْيِيمِ أَدَاءِ الطُّلَّابِ.

Öğretmen, öğrencilerin performansını değerlendirme amacıyla bir sınav yaptı.

تَقْدِير — تَقَادِير

بَدَأَتِ الشَّرِكَةُ عَمَلِيَّةَ تَقْدِيرِ مُسَاهَمَاتِ الْمُوَظَّفِينَ.

Şirket, çalışanların katkılarını değerlendirme sürecini başlattı.

تَقْوِيم — تَقَاوِيم

أَظْهَرَ تَقْوِيمُ الْمَشْرُوعِ مَا إِذَا كَانَتِ الْأَهْدَافُ الْمُحَدَّدَةُ قَدْ تَحَقَّقَتْ أَمْ لَا.

Projenin değerlendirmesi, belirlenen hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını gösterdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler