dehlemek

اسْتَخْدَمَ الرَّاعِي الْكِلَابَ لِطَرْدِ الْأَغْنَامِ نَحْوَ الْحَظِيرَةِ.

Çoban köpekleri kullanarak koyunları ağıla doğru dehledi.

زَجَرَ الرَّجُلُ الْحَمَامَ فِي الْحَدِيقَةِ عَنْ طَرِيقِ التَّلْوِيحِ بِيَدِهِ.

Adam, bahçedeki güvercinleri elini sallayarak dehledi.

İlişkili Kelimeler