يُؤَثِّرُ عَلَى مَنْ أَمَامَهُ عَلَى الفَوْرِ بِنَظَرَاتِهِ الثَّاقِبَةِ.
Delici bakışları ile karşısındakini hemen etkiliyor.
يُؤَثِّرُ عَلَى مَنْ أَمَامَهُ عَلَى الفَوْرِ بِنَظَرَاتِهِ الثَّاقِبَةِ.
Delici bakışları ile karşısındakini hemen etkiliyor.
كَانَ هُنَاكَ بَرْدٌ نَافِذٌ، وَصَلَ إِلَى عِظَامِي.
Delici bir soğuk vardı, kemiklerime kadar işledi.
أَسْكَتَ الجَمِيعَ بِالتَّحَدُّثِ بِنَبْرَةِ صَوْتٍ حَادَّةٍ.
Delici bir ses tonuyla konuşarak herkesi susturdu.
مُخْتَرِق، نَفَّاذَة، دَقَّاق، مِثْقَاب، بَاضِع، مِحْفَرَة، خَارِم