نَقَلَتِ الإِدَارَةُ بَعْضَ الْمُوَظَّفِينَ إِلَى قِسْمٍ مُخْتَلِفٍ.
Yönetim, bazı çalışanları farklı bir departmana deplase etti.
نَقَلَتِ الإِدَارَةُ بَعْضَ الْمُوَظَّفِينَ إِلَى قِسْمٍ مُخْتَلِفٍ.
Yönetim, bazı çalışanları farklı bir departmana deplase etti.
أَزَاحَ الزِّلْزَالُ الْمَبَانِيَ مِنْ مَكَانِهَا.
Deprem, binaları yerinden deplase etti.
غَيَّرَ الْفَنَّانُ مَوْقِعَ التِّمْثَالِ فِي صَالَةِ الْعَرْضِ.
Sanatçı, heykeli sergi salonunda farklı bir yere deplase etti.