derinden

عَلَيْنَا أَنْ نُفَكِّرَ فِي هَذَا الْمَوْضُوعِ بِعُمْقٍ، لَا نَتَعَجَّلُ.

Bu konuyu derinden düşünmemiz gerekiyor, acele etmeyelim.

لَطَالَمَا أَثَّرَتْ بِي أَصْوَاتُ الْبَحْرِ الْقَادِمَةُ مِنَ الْأَعْمَاقِ.

Denizin derinden gelen sesleri beni her zaman etkilemiştir.

لَقَدْ غَيَّرَ هَذَا الْحَدَثُ حَيَاتِي بِشَكْلٍ جَذْرِيٍّ.

Bu olay, hayatımı derinden değiştirdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler