derlenmek

بَدَأَ الْمُتَظَاهِرُونَ بِالتَّجَمُّعِ فِي السَّاحَةِ.

Göstericiler meydanda derlenmeye başladılar.

تَمَّ تَرْتِيبُ الْأَشْيَاءِ بِشَكْلٍ جَيِّدٍ فِي الْخِزَانَةِ.

Eşyalar dolapta güzelce derlendi.

İlişkili Kelimeler