toplanmak

تَجَمَّعَ النَّاسُ فِي السَّاحَةِ لِمُشَاهَدَةِ الْعَرْضِ.

İnsanlar meydanda gösteriyi izlemek için toplandılar.

تَجْتَمِعُ عَائِلَتُنَا كُلَّ عَامٍ فِي لَيْلَةِ رَأْسِ السَّنَةِ فِي مَنْزِلِ جَدَّتِي.

Ailemiz her yılbaşı akşamı büyükannemin evinde toplanır.

İlişkili Kelimeler