dermek

Anlamlar

جَمَعَ — يَجْمَعُ · جَمْع

بدأ الأطفال بجمع الزهور من الحديقة.

Çocuklar bahçeden çiçekleri dermeye başladılar.

حَشَدَ — يَحْشُدُ · حَشْد

اجتمع القرويون لحشد المحاصيل في وقت الحصاد.

Köylüler, hasat zamanı ürünleri dermek için bir araya geldiler.

لَمَّ — يَلُمُّ · لَمّ

كانت الأم تحاول جمع ألعاب أطفالها.

Anne, çocuklarının oyuncaklarını dermeye çalışıyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler