dermeyan

حَاوَلْتُ أَنْ أَضَعَ الْمَوْضُوعَ فِي الْوَسَطِ لَكِنَّنِي لَمْ أَنْجَحْ.

Konuyu dermeyan etmeye çalıştım ama başaramadım.

كَانَتِ الْأَفْكَارُ الْمَطْرُوحَةُ فِي الْبَيْنِ مُثِيرَةً لِلْجَدَلِ لِلْغَايَةِ.

Dermeyan edilen fikirler çok tartışmalıydı.

يَجِبُ أَنْ نَجِدَ حُلُولًا لِلْمَشَاكِلِ المَطْرُوحَةِ.

Dermeyan edilen sorunlara çözüm bulmalıyız.

İlişkili Kelimeler