رَسَبْتُ فِي الصَّفِّ بِسَبَبِ الغِيَابِ.
Devamsızlık nedeniyle sınıfta kaldım.
رَسَبْتُ فِي الصَّفِّ بِسَبَبِ الغِيَابِ.
Devamsızlık nedeniyle sınıfta kaldım.
عَدَمُ الْمُدَاوَمَةِ يُؤَثِّرُ سَلْبًا عَلَى النَّجَاحِ الْمَدْرَسِيِّ.
Devamsızlık okul başarısını olumsuz etkiler.
تَمَّ إِعْدَادُ تَقْرِيرِ التَّغَيُّبِ.
Devamsızlık raporu hazırlandı.