devirmek

أَسْقَطَتِ الْعَاصِفَةُ الْأَشْجَارَ.

Fırtına ağaçları devirdi.

أَطَاحَ الشَّعْبُ بِالدِّكْتَاتُورِ.

Halk, diktatörü devirdi.

قَلَبْتُ الْمِزْهَرِيَّةَ عَنْ طَرِيقِ الْخَطَأِ.

Kazayla vazoyu devirdim.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler