devreye girmek

تَدَخَّلَتِ الشُّرْطَةُ عَلَى الْفَوْرِ عِنْدَمَا خَرَجَتِ الْأَحْدَاثُ عَنِ السَّيْطَرَةِ وَهَدَّأَتِ الْوَضْعَ.

Polis, olaylar kontrolden çıkınca hemen devreye girdi ve durumu yatıştırdı.

مُنْذُ أَنْ دَخَلَ الْقَانُونُ الْجَدِيدُ حَيِّزَ التَّنْفِيذِ، تَغَيَّرَتْ أَشْيَاءُ كَثِيرَةٌ فِي حَيَاتِنَا.

Yeni yasa devreye girdiğinden beri hayatımızda birçok şey değişti.

İlişkili Kelimeler