dikiz

لَمْ يَكُنْ يُحِبُّ التَّطَلُّعَ إِلَى حَدِيقَةِ جِيرَانِهِ.

Komşularının bahçesine dikiz atmaktan hoşlanmıyordu.

كَانَتِ الِاسْتِخْبَارَاتُ مُكَلَّفَةً بِالتَّجَسُّسِ عَلَى سِفَارَاتِ الدُّوَلِ الأَجْنَبِيَّةِ.

Gizli servisler, yabancı ülkelerin elçiliklerini dikizlemekle görevliydi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler