حَكَمَ الدِّيكْتَاتُورُ الْبِلَادَ بِقَبْضَةٍ مِنْ حَدِيدٍ وَقَمَعَ كُلَّ الْمُعَارَضَةِ بِلَا رَحْمَةٍ.
Diktatör, ülkeyi demir yumrukla yönetti ve tüm muhalefeti acımasızca bastırdı.
حَكَمَ الدِّيكْتَاتُورُ الْبِلَادَ بِقَبْضَةٍ مِنْ حَدِيدٍ وَقَمَعَ كُلَّ الْمُعَارَضَةِ بِلَا رَحْمَةٍ.
Diktatör, ülkeyi demir yumrukla yönetti ve tüm muhalefeti acımasızca bastırdı.
ثَارَ الشَّعْبُ ضِدَّ حُكْمِ الْمُسْتَبِدِّ الْقَمْعِيِّ وَطَالَبُوا بِالْحُرِّيَّةِ.
Halk, diktatörün baskıcı yönetimine karşı ayaklandı ve özgürlük istedi.
حَاكِم بِأَمْرِهِ، دِيكْتَاتُور