بِسَبَبِ تَصَرُّفَاتِهِ الِاسْتِبْدَادِيَّةِ، بَدَأَ النَّاسُ مِنْ حَوْلِهِ فِي الِابْتِعَادِ عَنْهُ.
Diktatörce davranışları yüzünden çevresindeki insanlar ondan uzak durmaya başladı.
بِسَبَبِ تَصَرُّفَاتِهِ الِاسْتِبْدَادِيَّةِ، بَدَأَ النَّاسُ مِنْ حَوْلِهِ فِي الِابْتِعَادِ عَنْهُ.
Diktatörce davranışları yüzünden çevresindeki insanlar ondan uzak durmaya başladı.
عَامَلَ الْمُدِيرُ الْمُوَظَّفِينَ بِطَرِيقَةٍ دِيكْتَاتُورِيَّةٍ، مِمَّا جَعَلَ الْجَمِيعَ غَيْرَ سُعَدَاءَ.
Patron, çalışanlarına diktatörce davranarak herkesi mutsuz etti.
دِيكْتَاتُورِيّ، دِكْتَاتُورِيّ