dinlemek

الِاسْتِمَاعُ إِلَى الْمُوسِيقَى يُرِيحُنِي وَيُسْعِدُنِي.

Müzik dinlemek beni rahatlatıyor ve mutlu ediyor.

يَجِبُ أَنْ تُصْغِيَ إِلَى مُعَلِّمِكَ بِانْتِبَاهٍ حَتَّى تَتَمَكَّنَ مِنْ فَهْمِ الدَّرْسِ.

Öğretmenini dikkatle dinlemelisin ki dersi anlayabilesin.

مِنْ فَضْلِكَ أَنْصِتْ إِلَيَّ، سَأُخْبِرُكَ بِشَيْءٍ مُهِمٍّ.

Lütfen beni dinle, sana önemli bir şey söyleyeceğim.

İlişkili Kelimeler